Mersİn Gümrüklü Antrepocular Derneğİ

Megad

"CEZALANDIRILAN ÜLKE BÜTÇESİ OLUYOR"


Transit ürünlerde ana kalemlerin antrepolara konulmadan direk limandan gitmesine yönelik 17 Aralık tarihli genelgenin uygulanması sektörde daralmaya neden oldu. Mersin Gümrüklü Antrepocular Derneği (MEGAD) Başkanı Mustafa Açıkgöz, ‘Bölgemizin ve sektörümüzün zarar göreceği bir nokta. Burada cezalandırılan ülke bütçesi oluyor. Bu mağduriyetin ciddiyetle giderilmesi lazım’’ ifadelerini kullandı...
 

Transit ürünlerde ana kalemlerin antrepolara konulmadan direk limandan gitmesine yönelik 17 Aralık tarihli genelgenin uygulanması sektörde daralmaya neden oldu. Mersin Gümrüklü Antrepocular Derneği (MEGAD) Başkanı Mustafa Açıkgöz, ‘Bölgemizin ve sektörümüzün zarar göreceği bir nokta. Burada cezalandırılan ülke bütçesi oluyor. Bu mağduriyetin ciddiyetle giderilmesi lazım’’ ifadelerini kullandı.

Antrepoculuğun lojistik sektörünün en önemli parçası olduğuna dikkat çeken Açıkgöz, ‘’ Antrepolar kentin ve bölgenin çok önemli bir olgusudur. Sektörde ileriye dönük çok ciddi sorunlar olabileceğini öngörmüştük zaten bu sorunların olmasını engellemek ve mevcut sorunların çözülmesine katkı sağlamak adına sektörün önde gelen firmaları bir araya gelerek MEGAD’ı kurduk ve Türkiye’de bu sektörde tek dernek olarak ayrıca önemli bir yere sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Türkiye genelinde toplam 1200 civarında gümrüklü antrepo var . Bunların çoğunluğu İstanbul, İzmit ve Mersin bölgesindedir. Derneği kurup, sorunları tespit edip, kamuyla istişare etmeye başladığımız dönemde sektörümüz için en önemli bakanlık olan Gümrük Bakanlığı’nda görev değişikliği oldu.’’ ifadelerini kullandı.

Başkan Açıkgöz, ‘’Sn. Bakanımızın göreve başlaması ile kaçakçılığın önüne geçmek için iyi araştırılmadan mevzuat değişikliği yapıldı. Bana göre bu uygulama aceleye getirilmiş, iyi çalışılmamış, iyi düşünülmemiş; özellikle bürokrasi bacağı zayıf, özel sektör bacağı hiç yok. Uygulamanın ülke yararına olması lazım. Kent ve bölge yararına olması gerekirken uzun vade de görüyoruz ki bu uygulama ülkemize ciddi zararlar vermeye başladı ve verecek. Bu uygulama aynı zamanda ihracatı da engelleyen bir uygulamadır.’’ Dedi.

Transit Malların % 95’i Bizim Bölgemizden Gider…

Transit malların % 95’i bizim bölgemizden gittiğine dikkat çeken Açıkgöz, ‘’Daha önceden bu mallar geliyordu antrepolarda depolanıyordu. İran, Irak, Afganistan, Suriye müşterilerine mallar satıldıkça depolardan yükleyip alıcılarına teslim ediyordu. Şimdi ise bu ürünler ya limanda bekleyecek ya da gelir gelmez limandan çıkacak. Yani hem uluslararası taşımacılar hem bu işin ticaretini yapan insanların önüne ciddi bir engel kondu ve doğal olarak da bu transit malların çoğunluğunun nerdeyse % 50 ye yakın bir grup ülkemizden özellikle Bandar Abbas Liman’ı olmak üzere ürünlerini diğer limanlara yönlendirmeye başladılar.

Transit taşımacılığın, bizim hesaplamalarımıza göre yıllık bazda 550-600 milyon dolar bölgemize getirisi vardı. Biz yaklaşık 30 yılda bu kazanımları elde ettik. Çünkü transitin avantajı, bize gemiden mallar gelir, biz tırlarımıza koyarız bunları depolarımıza götürürüz. Ortalama konteyner başı 5 bin dolar civarında bir getiri bırakırlar ülkemize ve bunu liman işletme şirketi, malı getiren gemi acentası, gümrük komisyoncuları, antrepolar, uluslararası taşımacılar alır. Yeni uygulama ile bu beş grup da kazancından oldu.

Biz mevcut kazancımızdan olduk ama bunun ötesinde bizim daha önceden buradan ihracat olarak ana kalemimiz olan bakliyat. Buradan Mısır’ın Alexander ve Port Said Limanlar’ına yaklaşık 300 dolara bir konteynırı gönderiyorduk şimdi gönderemiyoruz, transit mallar bu bölgeye gelmezse giderken gemiler çok düşük navlunlara gitmezler. Rakamlar yükselince de sizin Kuzey Afrika’ya yapmış olduğunuz ihracatınız doğal olarak kalemleriniz yükselir bu da ihracatı etkileyen ana unsurdur.’’dedi.

 

Kaçakçılık Konusunda Kusuru Ya Da Suçu Olan Cezalandırılsın…

Kaçakçılık konusunda kusuru ya da suçu olanların cezalandırılması gerektiğine vurgu yapan Açıkgöz; ‘’Avrupa birliği standartlarına baktığımız zaman birçok ülkede bunlara rağmen gümrük uygulamalarında usulsüzlükler, sıkıntılar görülebiliyor yani sadece Türkiye’de kaçakçılık olayının olduğunu ben düşünmüyorum. AB örneğini ele alır isek; düzenlemeler, kanunlar yapılırken adım adım üzerinde ciddi çalışmalar yapılarak, gün be gün daha ileri gitmekte, bu gibi sorunları önlemede ciddi aşama kaydetmektedirler. Diğer bir deyişle, kimse hiçbir ülke ya da birlik ticareti önleyerek bu sorunlara çözüm bulmaya çalışmamaktadır. Ülkemizdeki güncel duruma bakarsak; sorunu engelleme adına yapılmış fevri çıkışlar, aldığımız önlemler, sorunlardan daha büyük zarara yol açabilecek noktaya gelmiştir. Ama bu yasaklama şuna benzer ki trafik kazaları oluyor diye araçların trafiğe çıkmasını da mı yasaklayalım? Ya da caddelerde kapkaç yapılıyor insanların sokağa çıkmasını da mı yasaklayalım? Ya da kadınlarımız şiddete uğruyor her kadının yanına bir polis mi dikelim ya da onları evden dışarı çıkartmayalım mı? Burada bir suç, bir kusur varsa; suçu ve kusuru işleyen insanlar cezalandırılmalıdır.’’ şeklinde konuştu.

İleride Doğabilecek Sorunları Bakanlığa Yazmıştık…

17 Aralık genelgesi çıkmadan önce Mersin Bölge Müdürlüğü’ne ve Gümrük Bakanlığı’na yazılar yazdıklarını ifade eden Açıkgöz; ‘’ Uygulamalarda ki yanlışlıkları ve ilerdeki doğabilecek sorunları belirttik. Örneğin, antrepo açmak için izin veriliyor ama izin neredeyse yok denebilecek kriterlere dayanarak yapılıyor. İyi araştırılıp, analiz edilip, mevzuatla ilgili düzenleme yapılıp ve disipline edilmesi gerekirken; yasaklama yoluna gidildi.

Ben özel sektörden birisiyim, yıllardır sivil toplum örgütlerinde görevler aldım. Ben ve sektörden arkadaşlarım, bu sektörde böyle bir boşluk, ihtiyaç gördük ve bu sektörün disipline edilmesi içinde bir dernek kurulmasına karar verdik. Bizim bu derneğe emek vermekteki nedenimiz de sektörde yaşadığımız sıkıntılar ve bunların daha da büyüyecek olmasını öngörmemizdir. Kamu ile iş birliği yaparak sektörü ayakta tutalım ve kamunun isteklerini de yerine getirelim istedik. Neticede kamu antrepolara görev veriyor. Bu görev esnasında, işlemlerimiz şüphesiz kamunun istekleri doğrultusunda yapılmalıdır .’’ Dedi.

Bakanlığın düzenleme yapması, disipline etmesi ve yüksek standartlar getirmesi gerekirken yasaklama yapmasını algılayamadıklarına vurgu yapan Başkan Açıkgöz, ‘’Antrepo açma ruhsatını bu kadar kolay verilmemesi gerekiyor. Geçmişte Ulaştırma Bakanlığı da buna benzer uygulamalar yapmış ,sıkıntılar yasamıştı ama simdi Ulaştırma Bakanlığı düzenlemelerini yaptı, sistemini oturttu. Bugün Ulaştırma Bakanlığı’na gidin yetki belgesi almak için önünüze bir sürü kriter koyarlar ve kolay kolay alamazsınız. Gümrük Bakanlığı’nın da böyle bir yol izlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bir firma sizin bakanlığınızdan izin istiyor, izin ve ruhsat için size gelindiğinde sizin onun önüne ciddi kriterler koymanız lazım.’’ Dedi.

Ulaştırma Bakanlığı uygulamalarından örnekler veren Açıkgöz, ‘’Ben taşımacılık da yapıyorum. Bir mal için benden 1, 2 , 3 milyon dolar teminat mektubu alınıyor, bu sadece bir tırın transit malin taşınması için. Ancak Antrepo‘da tutulan bütün mallar için toplamda 100 bin Euro luk teminat mektubu veriyorsunuz ve 100 milyon dolarlık mal koyabiliyorsunuz. Biz bunun yanlış olduğunu dile getirdik. Kriterler koymamız ve buna bağlı denetimler yapılması lazım. Denetim yapılmazsa yarınlarda da sorunlar olur ve yine bundan bizler mağdur oluruz dedik. Bizler bu işten ekmeğini kazanan insanlarız.

Bakanlığa yazılarımızı yazdık. Bakan Bey ne bizim ne sivil toplum örgütlerimizin randevu talebini kabul etmedi. Seçim sonrası gelecek yeni bakana sektörün kaderi teslim edildi. Sesimizi ancak basın yoluyla dile getirmeye çalışıyoruz. Bu dönemde bu transit malların şu an % 50 si gitti ülkemizden daha ne kadar kayba uğrayacağız bilmiyorum. Limanımız boş antrepolarımız boş.’’ ifadelerini kullandı.

Ülkemiz Ciddi Zarar Görecek…

Başkan Açıkgöz, bu uygulamadan ülkemizin ciddi bir zarar göreceğinin vurgusunu yaparken, ‘’Hesabı kitabı yapılmadan uygulamaları değiştirirseniz dış ülkelerde itibar kaybına uğrarsınız. Uluslararası ticari partnerlerimizin bize söylediği şu; artık sizin ülkenize güvenemeyiz. Bu durum bizi gerçekten çok üzüyor, yıllardır verilmiş onca emeğe yazık oluyor. Güveni kaybettiğiniz zaman ekonomi kırılır ve yeni yer arar kendisine. Ben bu genelgenin, bu kararların yanlış olduğunu inancındayım. Ülkemizin çıkarlarını korumak amacıyla alınmış görünen bu kararın, uzun vadede ciddi anlamda zarar verdiğini ve vermeye de devam edeceğini görmekteyiz. Bizler ülkesini milletini seven insanlarız ülkemizin zarar gördüğü olaylar bizlerinde canını yakıyor.’’ Dedi.

Bizler Bu Konuda Her Türlü Göreve Hazırız…

Biz şunu savunuyoruz; denetlemeler yapılsın diyen Açıkgöz, ‘’Yanlış işler yapanların ruhsatlarını engelleyin. Bizler ekmeğini bu işlerden kazanan insanlarız ve bizler devletimizin yanındayız. Sistem kurulsun, disipline edilsin. Bizler bu konuda üstümüze düşen her türlü göreve hazırız.’’ Dedi.

Bizler ciddi yatırımlarla bu sektörde varız diyen Açıkgöz, ‘’İstihdam ettiğimiz çalışanlarımız var, vergilerimizi ödüyoruz ama bizler kazanamazsak bunların hiçbirini yapamayız. Çok daha büyük firmalar ne yapacaklar bu durumda. Resmi yazılarımızı Başbakanlığa, Bakanlığa yazdık. TOBB, TIM ve UND gibi birçok kuruma da resmi yazılarımızı yazdık, basında görüşlerimizi dile getirdik. Bölgemizin ve sektörümüzün zarar göreceği bir nokta. Burada cezalandırılan ülke bütçesi oluyor. Bu mağduriyetin ciddiyetle giderilmesi lazım’’ ifadelerini kullandı.